7 Aralık 2011 Çarşamba


Sabrımın Sınırlarında Dolaşmayın
Başlıktan da anlaşılacağı üzere sabrımın son safhalarındayım. Buna sebep olanları tebrik ediyorum. Hiç beklemediğim insanlardan beklenmedik hareketler hiç hoş olmadı bu yaşananlar. Ben insanlara hep değer veriyorum bana bu yamuğu yapan kaltaklara da çok değer vermiştim. Kazığın okkalısı girdi her zaman ki gibi. Ben kendime çok kızıyorum, bıktım kendimden... Konuşamadım, kendimi savunamadım, yine ağlamaklı oldum ve attım kendimi yine tuvalete, bağıra bağıra ağlamak istedim ama  ağzımı tıkamak zorunda kaldım.
Konuşturmadılar, ağlatmadılar ona  bile göz koydular. Evime geldim, huzur bulurum, uyurum unuturum dedim. Ama ona da izin vermediler. Tek bir mesajla moralimi sıfırın altına indirmeyi başardılar.
    Biliyorum şimdi içinizden diyorsunuzdur bu kız neye sinirlendi bu kadar. Konuyu anlatmayı çok isterdim ama uzun be sayın okurlar. Ama bu bahane olamaz tabi...
     Bugün her zamanki  gibi kalktım ve işime gittim. Bizim kaltağın da staj günü. E malum deponun toparlanması gerekiyor. Yöneticimin de vermiş olduğu talep ile stajyerimizi kullanmam gerekiyordu ve bende kendisini depoya gönderdim. Neymiş hanım efendi orada sıkılıyormuş, korkuyormuş, orada ki işler erkek stajyerin yapacağı işlermiş miş miş miş. Bahane bahane yani başka bir şey yok. Bu kaltak bizim müdürü görüyor koridorda başlıyor anlatmaya. Bizim müdürde çocuk deyip kıramıyor ve benden onu tek depoya göndermememi rica ediyor. Bende indim bu kaltağın yanına sen gittin müdüre ne dedin dedim bu  girdi bir havalara bana bağırmaya filan başladı. Ben yine sesimi çıkarmıyorum çocuk diyorum. Lan neyse derken bide telefonum çaldı bir baktım bizim sürtüğün kuzeni arıyor açtım telefonu bu bana atar yapmaya başladı. Neye uğradığımı şaşırdım vallahi Tövbe Bismilllah... Bende mi problem bunlar benimle dalga mı geçiyor  ben anlamadım durumu bir türlü. Adını koyamadım bu olayın. Kaltağın üstüne giden abimiz ona işkence çektiren Tanj ama suç Katie'ye kaldı. Fatmagülün suçu ne esprisini geçtik yani. Yeter yaaa yapmayın bunları bana, benim zaten yeteri kadar derdim sıkıntım var. Ben sizler gibi rahat insanlar değilim. O kadar çok ilgilenecek derdim var ki böyle gereksiz şeylere de kafa yorup ağlamak istemiyorum. Please please uğraşmayın. Kendi halime bırakın. Benim sizlere ne zararım var ki hiç suçum yokken beni yerden yere vurdunuz bugün. Ama benim adımda Katie'se bu zamana kadar o orospuya hep iyi davrandım ama bundan sonra sıçacağım ağzına bitti o benim için. Onun benden kurtuluşu ancak stajının bitmesi ile olur.

PS: Ettiğim küfürlerden dolayı özür diliyorum. İş ortamında edemedim burada döktüm içimi affola...

1 Aralık 2011 Perşembe

Mesai Bitimine Son 30 dk Kala...
     İlk defa yazıyorm iş yerimden sizlere. Bir tutuhaf oldu bir hoş oldu koyamadım adına :) Tahmin edebiliyorum; şimdi içinizden "İşin gücün yok mu senin iş yerinde bloga yazı mı yazılır?" heme cevap veryorum merakta bırakmayayım sizleri. Şuan da yok işim çünkü akşama kadar tabiri cayizse çalıştm.
E tabi çalıştım deyince sadece zannetmeyin siz bunu. Her türlü, her alanda çalıştım  yani :) Sabah yeni bir proje için çalıştığımız firmadan (isim vermeyeyim reklam olmasın :)) iki yakışıklı geldi.Bende proje dedim iş dedim adamlarlabağladım muhabbeti. Çayımızı, kahvemizi içtik, tanıştık, kaynaştık derken muhabbeti ilerlettik  :) Benim gözüm ufak tefek ama gözleri içime içime işleyen yakışıklıdadı. Fakat yanındaki arkadaşının  gözüde bendeydi. Bunu hissettim valla . Sonra baktım benim yavşadığımın benimle hiç alakası yok bende hiç uğşamam seninle dedm ve diğer limana yanaştım... O bana yavşıyor ben kur yapıyorum, saçımı savuyorum felan klask kız hareketler :) Neyse o bana yavşıyor ben ona derken yemek muhabbeti açıldı. Adamlar misafirim yemeğe davet etmezsem ayıp olur dedim içimden ve "Eğer bir planınız yoksa burada beraber yiyebiliriz (yiyişebiliriz)" dedim. Benim ki sanki byle bir teklifi beklermiş gibi atladı sazanım. Öbürüde ne yapsam arkadaşı he deyince sevenler ayrılmasın mantığıyla tamam dedim garibim. Sonra taktım bunları peşime Burger'a gittik. Yedik içtik, muhabbet ediyoruz. Sıra yaş konusuna geldi. Bana  kaç gösteriyoruz dediler. Baktım şöyle bir alıcı gözüyle 25-26 var. Ama adamlar demsin mi biz 30 yaşındayız demezler miiiiii :((( Ben şokkkkk :S Ya nasıl sen çok büyüksün ama ben sana abi felan diyeyim dedim iğrenç bir espri yaparak.... Ama tabi bu arada yine birbirimize yavşıyoruz. En son kartını verdi bakalım haydi hayırlısı :)